Boşanma Davasında Psikolojik Şiddet Nedir? İspatı Nasıl Yapılır?

Psikolojik Şiddet bir kişinin kasıtlı olarak zihinsel esnekliğe, davranışsal ve duygusal işlevlere zarar verici eylemlere maruz kalması psikolojik şiddet olarak tanımlanır. Psikolojik şiddet tehdit, aşağılama, aşırı ve acımazsızca eleştirme, alay etme, hakaret etme, duygusal olarak ihmal etme, küçümseme gibi davranışlar sergilemek psikolojik şiddetin örneklerindendir. Psikolojik şiddet, evlilik birliğini çekilmez hale getirmekte olup boşanma sebeplerinden biridir.

Psikolojik şiddeti daha geniş kapsamda açıklamak gerekirse kişiyi ağır ve kırıcı şekilde eleştirmek, istediği şeyi yaptırmak için tehditte bulunmak, rahatsız edici bir şekilde utandırmak, yalan söylemek, karşıdaki kişinin duygularını yok sayıp yalnızca istediğinde iletişime geçmek ve aşağılayıcı hakaretlerde bulunmak, alaycı tavırlar sergilemek gibi durumlar psikolojik şiddete örnek olarak verilebilir.

Her türlü şiddet bir boşanma sebebi olduğundan boşanmada duygusal şiddet de boşanma sebepleri içerisinde yer almaktadır. Yargıtay, birçok kararında psikolojik ve ekonomik şiddeti kusurlu davranış ve boşanma sebebi olarak görmektedir. Şiddetin her türlüsü boşanma için yeterli olup şiddetin yalnızca fiziksel olması da şart değildir. Eşin diğerine eşe karşı uygulamış olduğu psikolojik şiddet de boşanma davası için yeterli bir boşanma sebebidir.

BOŞANMA DAVASINDA PSİKOLOJİK ŞİDDETİN İSPATI

Boşanma davalarında psikolojik şiddet her türlü delil ile ispatlanabilir. Tanık beyanları, eşle yapılan mesajlaşmalar ve whatsapp yazışmaları, sosyal medya yazışmaları psikolojik şiddetin ispatında delil olarak kullanılabilir.

 

 

 

PSİKOLOJİK ŞİDDET YARGITAY KARARLARI

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ 2017/6166 E.- 2019/2546 K.

  • Psikolojik Şiddet
  • Medeni Kanun

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise; tüm yönlerden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.

2-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, mahkemece belirlendiği üzere eşine duygusal şiddetin yanında, ekonomik şiddet de uygulayan davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu ve bu olayların davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m 4, TBK m 50, 51 ve 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ 2016/25746 E.- 2018/11588 K.

  • Psikolojik Şiddet
  • Medeni Kanun

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve eksik inceleme yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı ile velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı … ve vekili gelmedi. Davalı-davacı … vekili Av. …’ın mazereti olduğuna dair dilekçe verdiği, belgelendirmediği görülmekle, mazereti yerinde görülmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

 

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşini küçümseyici davranışlar sergilediği, buna karşılık davalı-davacı kadının ise birden fazla kez intihar girişiminde bulunduğu, eşine ağır hakaretler ettiği, kendisini ve ortak çocuğu öldüreceği yönünde söylemlerde bulunduğu ve eşine karşı fiziksel şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalı-davacı kadının intihar girişimlerinin, davacı-davalı erkeğin duygusal şiddet ve baskı içeren davranışlarına tepki niteliğinde olduğu gerekçesiyle kusur belirlemesinde dikkate alınmadığı belirtilmiş ise de; toplanan delillerle bu husus ispatlanamadığı gibi, davalı-davacı kadın tanığı Yaşar’ın, kadının evlenmeden önce de intihar girişimi olduğunu duyduğu yönündeki beyanı da dikkate alındığında, davalı-davacı kadının intihar girişimlerinin erkeğin davranışlarına tepki olarak kabulü ile kadına kusur olarak yüklenmemesi doğru değildir. Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının davacı-davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

3-Türk Medeni Kanunu’nun, 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini; 174/2 maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan

…/..olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175) . Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda yoksulluk nafakası isteyen davalı- davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1630 TL vekalet ücretinin … alınıp … verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden … yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Mesut’a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir