Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Taraflardan birisi boşanmak istiyor, diğeri boşanmak istemiyorsa veya her iki eş boşanmak istiyor fakat boşanmanın unsurlarında (nafaka, velayet, tazminat) anlaşamıyorsa ya da evlilik süresi 1 yılını doldurmamışsa çekilmeli boşanma davası görülecektir. Çekişmeli Boşanma davalarında evlilik süresi önemli değildir, 1 saat evli kalınması halinde dahi boşanma davası açılabilecektir. Evlilik süresinin 1 yıldan önce olması halinde çekişmeli boşanma davası görülecektir.

Eşlerin boşanma veya boşanmaya bağlı unsurlarda anlaşamaması halinde anlaşmasız yani çekişmeli olarak boşanma davası açacaklardır. Eşlerden birisi boşanmak istiyor, diğeri boşanmak istemiyor ise çekişmeli boşanma davasına başvurulabilecektir. Evlilik birliğinin sona ermesi hangi sebebe dayanıyor ise davayı açan taraf, o sebeple bağlı olarak delillerini ve iddialarını mahkemeye sunacaktır. Her iki taraf da boşanmak isterse çekişmeli boşanma davası açılabilecektir. Tarafların boşanmak istemesi halinde boşanmaya bağlı olan velayet, nafaka, tazminat unsurlarında uzlaşamaması durumunda anlaşmalı boşanma ile boşanma davası açılamamaktadır.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASININ AŞAMALARI NELERDİR?

Dilekçeler aşaması, ön inceleme duruşması (ilk duruşma), tahkikat duruşması, sözlü tahkikat aşaması ve karar duruşmasıdır.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR NELERDİR?

Boşanma davası bir avukat ile yürütülecek ise avukat tarafından dava dilekçesi ile birlikte boşanma vekaletnamesi de sunulacaktır. Vekaletname için gerekli belgeler ise 2 adet vesikalık fotoğraf olup noter aracılığıyla vekaletname düzenlenmesi talep edilir. Bunun haricinde kişinin kendisi dava açacak ise dava dilekçesi ile birlikte kimlik fotokopisinin sunulması gerekmektedir. Dava açılması esnasında mahkeme kaleminin veznesine yatırılmak üzere boşanma davası için gerekli olan harç ve masrafların yatırıldığına dair makbuzun da dava dilekçesi ekine sunulması gerekmektedir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN ŞARTLARI NELERDİR?

Eşlerin mutlaka resmi nikahlı olması gerekmektedir. Resmi nikahlı olmayan, dini nikahla evli olan kişilerin boşanma davası açması mümkün değildir.

BOŞANMA DAVASINI İLK KİMİN AÇTIĞININ BİR ÖNEMİ VAR MIDIR?

Boşanmaya kesin olarak karar veren kişi, boşanma sebeplerinden biri ya da birilerine sahipse karşı tarafın boşanma davası açmasını beklemeden dava açabilir. Eğer boşanma davasını diğer taraf sizden önce açmış ise sizin de karşı dava açma hakkınız bulunmaktadır. Boşanma davasını ilk kimin açtığı bir önem taşımamaktadır. Önemli olan boşanma davasının hangi sebeplere dayanılarak açıldığıdır. Bunun haricinde tarafların birbirlerine yüklemiş olduğu kusuru ispatlaması gerekmektedir. Sonuç olarak önemli olan dava süreci ve davanın sonucu olup davayı ilk kimin açtığı önem teşkil etmemektedir.

BOŞANMA DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile mahkemeleridir. Aile mahkemesi boşanma davasının tüm hukuki sonuçlarını karar vermeye yetkilidir. Ancak bazı ilçelerimizde aile mahkemeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle aile mahkemesi olmayan ilçelerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

BOŞANMA DAVASI NEREDE AÇILIR?

Boşanma davalarında yer yönünden yetkili mahkeme eşlerin dava açılma tarihinden önce son altı ay beraber ikamet ettikleri aile konutunun bulunduğu yer ya da eşlerden birinin ayrı olarak ikamet ettikleri yerde açabilirler. Türk Medeni Kanunu’nun 168. Maddesinde de belirtmiş olduğu üzere;

“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”

Yabancı uyruklu biriyle evlenen kişilerin açmış olduğu boşanma davası kendi ülkesinde kabul edilmiş ise Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açılabilecektir.

BOŞANMA DAVASINDA ERKEĞİN HAKLARI NELERDİR?

Boşanma davasında, kadın ve erkeğin hakları eşittir. Erkek de nafaka talep edebilecektir. Aynı zamanda erkek olan eşin , karısından uzaklaştırma kararı alabilme hakkı da bulunmaktadır.

BOŞANMA DAVASINDA KADININ HAKLARI NELERDİR?

Kadın şiddet görme tehlikesi altında ise, eşinden 6284 Sayılı Kanun gereğince uzaklaştırma kararı talep edebilir. Bunun haricinde boşanma davası devam ederken ekonomik durumunun yetersizliği ya da ekonomik durumunun olmaması halinde tedbir nafakasının bağlanması için talepte bulunabilecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI AÇARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Boşanma davası açacak olan taraf evliliği bitirme konusunda net bir karar vermelidir. Davayı açacak olan taraf evliliğini sonlandırmak için net ve kesin bir karar vermiş ise o zaman dava açılmalıdır. Davayı açacak olan eş, iddialarını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle davacı delillerini özenle hazırlamalıdır. Delillerin mutlaka hukuka uygun bir şekilde elde edilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesindeki iddiaların ispatlanamaması halinde mahkeme ispatlanamayan iddiaları dikkate almamaktadır. Karşı tarafın kusurunu ispatlayacak deliller mutlaka eksiksiz olmalıdır. Eksik delillerle açılan davalarda hak kaybına uğramak mümkün olup bu nedenle delillerin tam ve hukuka uygun olması gerekmektedir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR?

Davayı açacak olan kişinin boşanma nedenini iyi belirlemesi gerekmektedir. Boşanmak isteyen taraf, evliliğinin bitmesine ilişkin olay ve durumların hangi boşanma nedenine girdiğini ve bu nedenleri hangi şartlarla ileri sürülebileceğini bilerek davayı açmalıdır.

Boşanma sebepleri kanunda tek tek belirtilmiştir:

-Şiddetli geçimsizlik (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması),

-Zina,

-Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış,

-Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,

-Akıl hastalığı,

-Terk sebebiyle boşanma davasıdır.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması, genel boşanma sebebidir.  Evlilik birliğinin sarsılması dışında olan boşanma nedenleri, özel boşanma sebebidir. Özel boşanma sebebinde davacı açmış olduğu davayı kanıtlamakla yükümlüdür.

ÇOCUKLAR ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA TANIK OLARAK DİNLENEBİLİR Mİ?

Boşanma davasında karşı tarafın kusurlu olduğunun ispatı önemli bir husustur ancak çocukların psikolojisinin bozulmaması için çocukların tanık olarak dinlenmesi tercih edilmeyebilir. Ancak mahkeme, çocukların idrak edebilecek yaşta olduğunu kabul ederse mahkeme, çocukların dinlenmesini isteyebilecektir. Çocukların dinlenebilecek ve idrak edecek yaşta olarak kabul edildiği yaş aralığı 12-18 yaş arasıdır.

DAVALININ SÜRESİNDE CEVAP DİLEKÇESİ VEREMEMESİ HALİNDE NE OLUR?

Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edildikten sonra davalının cevap dilekçesi vermesi için süre başlayacaktır. Cevap dilekçesi tebliğden itibaren iki hafta içinde sunulmalıdır. Davalının mahkemeye cevap dilekçesi sunmaması durumunda, davalının dava dilekçesindeki tüm iddiaları inkar ettiği anlamına gelmektedir. Ancak bu durum cevap vermeyen tarafın, davacının kusurlu olduğuna dair bir iddiada bulunamayacağı ve delil sunamayacağı anlamına da gelmektedir.

DİĞER EŞİN BOŞANMAK İSTEMEDİĞİ HALLERDE ÇEKİŞMELİ BOŞANMA NASIL OLUR?

Eşlerden birisinin boşanmak istememesi halinde anlaşmalı boşanma davası açılamayacaktır. Çekişmeli boşanma davasında boşanma nedenlerini belirten davacı, bu nedenlerle evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini kanıtlaması gerekmektedir. İspat ve boşanma nedenlerinin önemli olması sebebiyle davalının yani diğer eşin boşanmayı isteyip istememesi bir önem teşkil etmeyecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI HANGİ DURUMLARDA REDDEDİLİR?

Davayı açan tarafın, evliliğin çekilmez hal aldığını ve evlilik birliğinin temelden sarsıldığını kanıtlayamadığı vakitte boşanma davası reddedilebilmektedir. Bunun haricinde davayı açan taraf, karşı tarafın kusurunu kanıtlayamazsa ve davayı açan kişinin evlilikte tam kusurlu olduğu görüldüğü takdirde dava reddedilecektir. Davanın reddedilmesi halinde karara itiraz edilebilir. Bir diğer durum da davayı açan tarafın davayı takip etmemesi ve duruşmalara katılmamasıdır. Yani davayı açan taraf, dosyasını takip etmez ise takipsizlikten reddedilecektir. Bunun haricinde davayı açan kişi, davasından vazgeçer ise hakim davayı reddedecektir. Tarafların barıştıktan sonra davadan feragat etmeleri durumunda dava reddedilecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDAN FERAGAT ETMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

Çekişmeli boşanma davasında feragat mümkündür. Davayı açan taraf, boşanma isteğinden kendi isteği ile davayı her aşamada geri çekebilir. Mahkeme dosyasına çekişmeli boşanma davasından vazgeçme yani feragat dilekçesi sunabilir veya duruşmada feragat ettiğine dair beyanda bulunarak geri çekebilecektir. Aynı şekilde davalı da karşı dava açmış ise davalının da çekişmeli boşanma davasından vazgeçme dilekçesi sunması gerekmektedir. Davasını geri çeken davacı, Yargıtay kararları gereğince eşini affetmiş sayılacaktır. Bu nedenle sonrasında yeni bir boşanma davası açması halinde aynı nedenlere dayanarak yani aynı sebepleri öne sürerek boşanma davası açamayacaktır.

BOŞANDIKTAN HEMEN SONRA BAŞKA BİRİ İLE EVLENMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

Öncelikle mahkeme tarafından verilen boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tarafların boşanma kararı kesinleşmesi halinde, yalnızca kadınlar için geçerli olan iddet müddeti vardır. Resmi olarak boşandıktan sonra erkekler belli bir süre beklemeden evlenebilir. Kadınların belli bir gün bekleme süresi vardır. Bu bekleme süresi yani iddet müddeti, 300 gündür. İddet müddetinin amacı, soybağının karışmaması için getirilen bir hükümdür. Boşanma kararının kesinleşme tarihinin ardından 300 gün içerisinde doğacak olan çocuğun babasının belirlenmesinde karışıklığın önlenmesi için iddet müddeti vardır. Ancak bu iddet müddetini kaldırmak için kadının mahkemeye başvurması gerekmektedir. Mahkemeye başvurması halinde iddet müddetini ancak kadının hamile olmadığına dair sağlık raporunun alınması ile mümkündür. Kadının bu 300 gün olan bekleme süresi içerisinde evlenebilmesi için aile mahkemesinde açmak, mahkeme kanalıyla hamilelik durumunun olmadığını kanıtlayan bir muayene raporu sonucunda bu süreyi yani iddet müddetini kaldırmaktadır. Kadın, boşanmış olduğu eşiyle yeniden evlenmek isterse iddet müddetinin kaldırılması için mahkemeye başvurması gerekmemektedir. Yani eski eş ile yeniden evlenilmesi durumunda iddet müddeti söz konusu değildir.

YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÇEKİŞMELİ OLARAK NASIL BOŞANABİLİR?

Yurt dışında yaşayan Türkler yaşadıkları ülkede boşanma davası açarak yurt dışında boşanabilecektir. Ancak yurt dışında boşanan kişilerin boşanma kararı, Türkiye’de tanınmamaktadır. Boşanma kararının Türkiye’de tanınması için Türkiye’de tanıma davası açılması gerekmektedir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA KARAR NE ZAMAN KESİNLEŞİR?

Boşanma kararının kesinleşmesi için belli prosedürlerin tamamlanması gerekmektedir. Duruşmada verilen kısa kararın öncelikle gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Gerekçeli kararın yazılması sonrasında kararın, her iki tarafa da tebliğ ettirilmesi gerekir. Tebliğden itibaren yasal itiraz süresi içerisinde taraflar verilen karara itiraz etmezse karar kesinleştirme işlemleri gerçekleştirilebilecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI DEVAM EDERKEN BAŞKASI İLE YAŞAMAK DAVA SÜRECİNİ ETKİLER Mİ?

Boşanma davasında verilen karar kesinleşene kadar taraflar boşanmış sayılmayacaklardır. Bu nedenle taraflar halen evli gibi hayatını devam ettirecek, başkası ile birlikte yaşadığı halde eşini aldatmış olacaktır. Boşanma davası devam ederken başka biri ile aynı evde yaşanması durumunda, boşanma aşamasında olduğunuz eşiniz sadakat yükümlülüğünüzü ihlal ettiğiniz gerekçesi ile size karşı yeni bir dava açabilecektir. Mahkemenin vermiş olduğu boşanma kararı kesinleşmediği takdirde sadakat yükümlülüğü boşanma davası kesinleşene kadar devam etmektedir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN ANLAŞMALIYA ÇEVRİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Taraflar, dava devam ederken boşanma ve boşanmaya bağlı unsurlarda anlaşmış ise dava anlaşmalı boşanmaya çevrilebilir. Taraflar, imzaladığı anlaşmalı boşanma protokolünü mahkemeye sunmalı ve anlaşmalı boşanma istediğini yazılı olarak bildirmelidir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA SÜREÇ NASIL İŞLER?

Boşanma davası açıldıktan sonra dilekçeler aşaması başlamaktadır. Taraflar sırasıyla dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesini mahkemeye sunacaktır. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra ise mahkeme tarafından duruşma günü verilir.  Tahkikat aşamasından sonra ise karar aşamasına geçilecektir. Çekişmeli boşanma davası gerekçeli kararı taraflara tebliğ edilecek, itiraz olmaması halinde ise karar kesinleşecektir. Boşanma davası kesinleşinceye kadar çekişmeli boşanma davasını geri çekme yani feragat mümkündür.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA ÇOCUĞUN VELAYETİ KİME VERİLİR?

Çocuğun bakımını, beslenmesini, sağlığını en iyi şekilde yerine getirecek olan ebeveyne mahkeme velayet hakkını verecektir. Velayetin verilmesinde önemli olan çocuğun üstün yararıdır. Eğer ki çocuk idrak yaşına gelmiş ise mahkeme, çocuğun hangi ebeveynde kalmak istediğini de sorarak karar verecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA ZİYNET EŞYALARI TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Ziynet eşyası, yani düğünde takılan altınlar konusunda tarafların anlaşamaması halinde ziynet eşyaları çekişmeli boşanma davasına konu edilebilir. Düğünde takılan altınlar (ziynet eşyaları) hususunda talebi olan taraf, boşanma dava dilekçesinde ziynet eşyaların iadesine ilişkin talepte bulunabilecektir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA TANIK ŞART MIDIR?

Boşanma davalarında tanık delili oldukça önemlidir. Eşlerin evliliğine, tartışmalarına, kusurlu hareketlerine yakından ve bizzat şahit olan kişiler mahkemede tanıklık ettiği takdirde hükme önemli bir etkisi bulunmaktadır. Mahkeme, tanık deliline dayanarak hüküm kurabilir. Tanık delili boşanma davalarında oldukça önem arz etmektedir ancak tanık şart değildir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDA NAFAKA MİKTARI NEYE GÖRE BELİRLENİR?

Nafaka miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre belirlenmektedir. Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme ilgili emniyete müzekkere yazarak tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmasını talep etmektedir. Emniyet, tarafların üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç bulunup bulunmadığını, aylık gelirlerinin ne kadar olduğunu, başka gelirinin olup olmadığını sorgulayacaktır. Bununla birlikte mahkeme, talepte bulunulması halinde POLNET ve TAKBİS sorgusu yaparak davalının üzerine kayıtlı araç ya da gayrimenkul olup olmadığını sorgulayacaktır. Dolayısıyla nafaka ödeyecek olan tarafın maddi durumu ile karşı tarafın refah düzeyinin düşmemesi adına hakkaniyet ilkesi gereği nafaka miktarı belirlenmektedir.